Arama Robotu

  Soysuzlar Çetesi Analizi

Soysuzlar Çetesi Analizi 21 Aralık 2014

Tarantino'nun bugüne kadar yaptıklarımın en iyisi dediği, 2. dünya savaşı filmi. Acaba gerçekten bugüne kadar yapılan en iyi Tarantino filmi Soysuzlar Çetesi mi? Filmi sizler için derinlemesine inceledik.

2009 yılında gösterime giren Soysuzlar Çetesi filmi, Quentin Tarantino'nun "bugüne kadar yaptıklarımın en iyisi" diyerek beklentileri bir hayli yükselten, belki de bu yüksek beklenti nedeniyle istediği kadar ilgi çekmeyen bir film. Hatta Didem Erol (Tarantino'nun kız arkadaşı) o dönem Tarantino'nun filmin beklenen başarıya ulaşmaması üzerine bunalıma girmesi nedeniyle onu terk ettiğini bile açıklamıştı. Neyse. Konumuza dönecek olursak filme kötü demek bana göre büyük haksızlık olacaktır. Film sahneleri ve işlenişi bakımından bir hayli güçlü ve ne istediğini bilen türden. Tarantino Ucuz Roman'da başladığı gibi bu filmde de 5 farklı bölüm oluşturmuş. Yine bu 5 farklı bölümde 5 farklı karakter var. Bu karakterler özenilerek oluşturulmuş ve hiç bir eksiklikleri bulunmuyor. Bu bölümler tek tek incelendiğinde de istenilen mesaj fazlasıyla verilmiş. 

Soysuzlar Çetesi Filmini Buraya Tıklayarak İzleyebilirsiniz.


Filmin ilk bölümünde bir Nazi Albayı olan Hans Landa bizlere tanıtılıyor. Landa'nın lakabı "Yahudi Avcısı". Bu lakabı hak edecek şekilde zeki ve işinde başarılı. Landa, Fransa kırsalında aldığı bir ihbarın peşinden giderek geçimini süt üretmekle sağlayan bir ailenin evine gidiyor. Evde yahudi bir ailenin saklandığını ve onların kendisine teslim edilmesi istiyor. İlk başlarda köylü bunu inkar etse bile Landa'nın ikna kabiliyeti ve lakabını hak edecek düzeyde yeteneği sayesinde kısa sürede saklanan yahudi aile Dreyfus'ları buluyor ve biri hariç hepsini katlediyor. Ailenin büyük kızı Shosanna koşarak kaçıyor. İlk bölüm böyle bitiyor.
soysuzlar çetesi
İkinci bölümde ise Teğmen Aldo Raine yeni oluşturduğu ve Amerika'lı yahudilerden oluşan ekibiyle tanışıyor. Oluşturulan bu özel ekip Nazi'lere anladıkları dilden cevap vermek için kurulmuş. Üst düzey Nazi subaylarını öldürerek psikolojik olarak üstünlük sağlamak. Bu görevde en az Landa kadar başarılılar. Filmin bu kısmını izlerken Landa ile Teğmen Aldo karşılaşmasının nasıl olacağı konusunda bende büyük bir merak uyanmıştı. Soysuzlar Çetesi adı verilen bu ekip kısa sürede büyük başarılar sağlayarak isimlerini üst düzey nazilere kadar duyurmayı başarıyorlar. Bu bölüm de Alman bir nazi askerinin 13 üst düzey Nazi subayını öldürmesinin ardından kapatıldığı hapishaneden kaçırılarak Soysuzlar Çetesi'ne katılmasıyla son buluyor.

Bana göre filmin en sıkıcı bölümü olan 3. bölüm. Burada artık zaman ilerlemiş 4 5 yıl ötesine gitmiştir. Hikaye Paris'de geçmektedir. Almanlar propagandanın ne kadar önemli bir silah olduğunu bilmekte ve bunun için sinemaya büyük önem vermektedirler. Eski bir savaş kahramanı olan Fredrick Zoller, Alman'ların kahramanlık filmlerinin en aranan oyuncusudur. Bir gün Emmanuelle Mimieux adında Fransız bir güzelle karşılaşır ve kısa sürede ona aşık olur. (Mélanie Laurent'da aşık olunmayacak gibi değil ki :) )  Onunla beraber olabilmek için türlü numaralar deneyen Zoller bir türlü başarıya ulaşamaz. Çünkü Emmanuelle aslında Shosanna Dreyfus'tur. Yani Landa'nın ailesini katlettikten sonra kaçmasına izin verdiği kız. Bu nedenle nazilerden nefret eden Emmanuelle Fredrick'e bir türlü karşılık vermemektedir. Emmanuelle, ailesi öldürüldükten sonra Fransa'ya kaçarak sahte bir kimlikle hayatına küçük bir sinema işletmecisi olarak devam etmektedir. Fredrick son filmi olan "Ulusun Gururu" filminin Paris'de yapılacak galası için Emmanuelle'nin sinema salonunu düşünür. Böylece Emmanuelle'nin kalbini kazanacağını hayal eder. Bu hedefi için bir gün Emmanuelle'yi apar topar Hitler'in propaganda bakanı olan Joseph Goebels'in masasına getirtir. Aynı masada Emmanuelle'nin ailesini öldüren Landa'da bulunmaktadır. Yapılması istenen galada tüm üst düzey naziler ve Hitler'in bizzat kendisi de olacaktır. Emmanuelle için bu intikamını almak için büyük bir fırsat olacaktır. 

Filmin dördüncü bölümüne geldiğimiz de "Kino Operasyonu" adı verilen bir operasyondan haberdar oluyoruz. Bu operasyon İngiliz'lerin "Ulusun Kahramanı" filminin galası hakkında yaptıkları bir plandan söz edilmektedir. Tüm nazilerin bu galada olacağını bildikleri için gala salonunu patlatarak savaşı bitirmeyi planlamaktadırlar. Bunun hedef içinde "Soysuzlar Çetesi" onlara yardım edecektir. Ünlü bir Alman film yıldızı ve aynı zamanda bir İngiliz ajanı olan Von Hammersmark'ta bu operasyona yardımcı olacaktır. Hammersmark ile buluşmak için soysuzlar'dan Almanca bilenler Nazi subayı kıyafetleri giyerek bir bara giderler. Fakat barda o anda başka Nazi askerleri de bulunmaktadırlar ve gerçek asker olmadıklarını anlarlar. Burada çıkan çatışmada herkes ölür geriye sadece Von Hammersmark kalır. Von Hammersmark ile sinema salonuna gidip bombaları patlatacak Almanca bilen kimse kalmamıştır. İş Teğmen Aldo ve iki arkadaşına düşecektir. 

Filmin son bölümünde artık tüm kahramanların yolu aynı yere çıkıyor. Film burada en heyecanlı ve izlenesi hale geliyor. Bir çok etmen bir ard arada değişerek farklı sonuçlar doğuruyor. Bu karmaşa da ki gerginlik filmi gerçekten başarılı kılıyor. Özellikle Landa'nın son sahnede ki dönüşü beni gerçekten çok şaşırttı. Bu detay filmi bence çok özel kılıyor. 
Bölümlerden biraz da ayrıntılara doğru girelim..
Filmin castı bence çok başarılı. Oyunculuklar kusursuz derecede güzel. Brad Pitt'in ne kadar büyük ve usta bir oyuncu olduğu bir kez daha tescillenmiş. Yinede filmde bence en öne çıkan isim Christopher Waltz. Hans Landa karakterine o kadar güzel hükmediyor ki, karakter istediğinde komik, istediğinde cani olabiliyor. Tarantino'nun bu filmi bana kazandıran adam diye nitelendirmesi ise bu övgüyu sonuna kadar hak ediyor. 

Eğer bu filmde oyunculuktan söz edeceksek; Mélanie Laurent'ı asla atlamamalıyız. Fransız güzel aktris göründüğü her sahnede ne kadar yetenekli bir oyuncu olduğunu bizlere göstermiş. Mélanie Laurent filmlerini izlerken artık daha dikkatli olacağımdan emin olabilirsiniz. 
Filmin sahne ayrıntılarında da ne kadar özenli olduğunu fark edebiliyoruz. Özellikle Alman askerin haritada mevzileri gösterdiği sahnede buram buram kokan Tarantino beni mest etti. Kamera'yı sanki başımız gibi her yöne hareket ettirmesi bizim bakışımız ifadesini sonuna kadar yakalamış. Bence bu büyük bir ustalık. Tarantino'nun bu filmden neden bu kadar umutlu olduğunu anlayabiliyoruz. 
Gelelim kötü yönlerine. Film sinemacılık anlamında kusursuz ama senaryo ve anlatılmak istenenler konusunda bana göre sınıfta kalıyor. Filmde kötü tarafı net olarak anlayabiliyoruz: Naziler. Fakat iyi taraf ne kadar iyi? İşte burada sorunlar baş gösteriyor. Teğmen Aldo, nazilerin kafa derilerini yüzen, alınlarına kamalı haç damgası vuran bir yahudi. Film buram buram şiddet kokuyor. Bu şiddeti mizahla örtmeye çalışmak biraz eğreti durmuş. Alternatif bir tarih yaratma çabası olmuş fakat nazilerin ne istediği, neden bu savaşın olduğu netlik kazanmamış. Biraz havada kalıyor. Film topyekün Nazizm ve Musevilik çatışması olarak kurulmuş. Buda çok az tarih bilen birisi için oldukça yalın kalıyor ve ortam bir türlü tatmin edemiyor. Ayrıca filmin kurgulanması açısından da senaryoda bir kaç eksiklik gözlerden kaçmıyor. Örneğin Teğmen Aldo'nun boynu kesilmiş. Çünkü büyük ve bariz bir yara izi var. Bu yara izinin ne zaman ve nasıl olduğu sorusu yanıtlanmıyor.
Genel olarak bakacak olursak Soysuzlar Çetesi filmi izlenmesi gereken filmlerden birisi. Oyunculuk olsun, sahneler olsun, çekimler olsun oldukça başarılı. Zaten Tarantino'yu bu konuda eleştirmek büyük haksızlık olacaktır. Fakat konu ve senaryo işin içine girdiğinde pekte başarılı olduğu söylenemez. Hikayesi güzel. Ama teması başarısız. Bu intikam hikayesi bir mafya filmi içinde geçmiş olsaydı belki harikalar yaratabilirdi. Ama üzerinde koskoca bir 2. dünya savaşı teması varken hikaye biraz ucuz kalmış. 

  • Beğen
    1
İlgili Filmler
  • 720P
    Soysuzlar Çetesi
    Soysuzlar Çetesi
    Fransa'da Alman kuşatması son hızıyla devam etmektedir. Bu savaş neredeyse tüm sivillere zarar vermiş ve büyük acılar yaşanmasına neden olmuştur. Shosanna'da bu acıların en büyüğünü yaşayan ...
    •   Tür : Aksiyon, Dram, Macera
    •   İzlenme: 3617
    •   3
        0
    •   Vizyon : 2009
    •   Süre : 153 Dk.
    IMDb8.3
    Dublaj
  Yorum Alanı 4 Yorum Yapılmış
Misafir
Captcha
Avatar
Üye
  Murat. Y 20 Nisan 2015, Pazartesi
Bu adamın filmlerini sevmiyorum ama en iyisi Blood Diamond benim görüş bide Titanic filmi dier filmleri güzel olsada izlemedim
Avatar
Üye
  Murat. Y 20 Nisan 2015, Pazartesi
Zindan Adasını izledim bu filme gitmiyor bu adam doğru film ama daha iyisi pek korkulu yalan yada
Avatar
Ziyaretçi
adem kölük 31 Temmuz 2015, Cuma
kardeş o bahsettiğin filmlerde leonarda oynuyo bu adam brad pitt ?? neyin kafasını yaşıyon :)
Avatar
Ziyaretçi
Mahmut Tuncer 10 Ocak 2017, Salı
Kardeş adam konuyu bilmiyo heralde, zaten Türkçesi de bozuk ne demek istediği bile anlaşılmıyor neredeyse. Canını sıkma böyle şeylere :)